top of page

Geçiş Dönemi Koçluğu Nedir?

18–25 yaş arası dönem, yaşamımızdaki en belirleyici geçiş evrelerinden biridir.

 

Gelişim psikoloğu Jeffrey Jensen Arnett bu dönemi, “beliren yetişkinlik” olarak tanımlar. Arnett’e göre bu evre; ergenlik ile tam yetişkinlik arasında kalankimliğin derinleştiği, değerlerin ve yaşam yapısının yavaş yavaş şekillendiği kendine özgü bir gelişim sürecidir. 


Bu süreci ve özelliklerini anlamak, gençlerin potansiyelini açığa çıkarmanın ve doğru şekilde destekleyebilmenin temelini oluşturur.

Bu süreçte genç, yalnızca seçimler yapmaz; aynı zamanda kendini tanımlamaya başlar. “Ben kimim, ne istiyorum, nasıl bir hayat kurmak istiyorum?” soruları giderek daha fazla ağırlık kazanır. Artan özgürlük hissiyle birlikte belirsizlik, kararsızlık ve içsel baskı da derinleşir.

Bu durum tesadüfi değildir. Nörobilimsel bulgulara göre karar alma, planlama, odaklanma, dürtü kontrolü, risk değerlendirme gibi işlevlerden sorumlu olan ve "beynin CEO'su" olarak adlandırılan frontal lobun gelişimi ve olgunlaşması 25 yaşına kadar devam etmektedir. Bu nedenle yön değişimleri, duygusal dalgalanmalar, motivasyon iniş çıkışları ya da kararsızlık; bir zayıflıktan çok gelişimin doğal bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte geçiş döneminin doğal bir parçası olarak ortaya çıkan bu durumlarıher genç kendine özgü bir şekilde deneyimler. Örneğin kararsızlık yaşayan bazı gençler, aşırı analiz yaparak kendini sınırlarken bazıları, seçenekler arasında dağılır, bazıları ise hızla karar verip aynı hızla yön değiştirebilir. Kararsızlık gibi dışarıdan benzer görünen ve bu döneme has durumların ardında aslında her gencin kendi içsel dinamikleri yer alır. Bu da standart çözümlerin, neden çoğu zaman işe yaramadığını açıklar.

Bireysel farklılıklarla birlikte sosyokültürel faktörler de geçiş dönemini derinden etkiler. Sınav odaklı eğitim sistemi, uzayan eğitim süresi, ekonomik koşullar, çeşitlenen kariyer yolları, artan rekabet ve toplumsal beklentiler, bu dönemi daha karmaşık hâle getirir. Bu karmaşık durum, gençlerin çoğu zaman kendi seslerini duymakta güçlük çekmelerine ve kendi değerleri veya yaşam tercihleri ile uyumlu seçimler yapmakta zorlanmalarına neden olur.

Alınan kararların, atılan adımların gelecek açısından kritik rol oynadığı ve çoğu gencin, ilk kez bu kadar ciddi ve uzun vadeli sonuçları olan seçimler yapmaya çalıştığı bu dönemde yanlış destek veya aşırı müdahale geçiş dönemini daha da içinden çıkılmaz bir hâle getirebilir.

 

Geçiş dönemi koçluğu tam da bu noktada 'stratejik yol arkadaşlığı' olarak oyuna dahil olur. Her gencin kendi ritmi ve ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlanan koçluk süreci; kısa vadeli çözümler üretmek yerine kalıcı ve sürdürülebilir bir gelişim zemini oluşturmayı hedefler. Gençlerin belirsizlikle baş edebilmelerini, karar alabilmelerini, duygularını düzenleyebilmelerini ve küçük de olsa adım atabilmelerini  destekleyen bir iç yapı geliştirmelerine odaklanır.


Bu yapı oluştuğunda yön netleşir. Adımlar hızlanmaz belki—ama sağlamlaşır. Genç için bu, kendi hayatına sahip çıkabilmek ve sorumluluk alabilmek demektir. Ebeveyn için ise geçiş döneminin kontrol edilmesi gereken bir problem olmaktan çıkması ve içeriden şekillenen bir gelişim yolculuğuna dönüşmesi anlamına gelir.

Eğer geçiş dönemindeyseniz veya geçiş dönemi ebeveyniyseniz ve bu dönemi bilinçli bir inşa sürecine dönüştürmek isterseniz geçiş dönemi koçluğunun sizin için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirebiliriz.

Copyright © 2016 - 2026 Meryem Şanlı - Tüm hakları saklıdır.

bottom of page